28 Eylül 2009

10 şey...

Ali Edwards'dan bahsetmiştim size... 2-3 günde bir bakabiliyorum bloguna. Esin perileri üşüşüyor aklıma ama ne fayda...
Günler çok hareketli geçiyor. Notlar almak gerek ama zaman bulamıyorum. Bari dedim şu 10 şeyi hemen yazıvereyim...
BUGÜNLERDE YAPTIĞIM 10 ŞEY:
1. Kızımın ilkokuldaki ilk yılının ilk haftalarını yaşıyorum. Tören, beslenme, ödev, forma kelimeleri ne de çok geçiyor cümlelerimizde bugünlerde...
2. Antropoloji ile tanışıyorum. Her yeni okuma ve felsefi tartışma ile müthiş bir zihinsel keyif yaşıyorum.
3. Oğlumun dalgalı saçlarındaki sarı ışıkla büyüleniyorum. Neşeli ve heyecanlı emekleyişi, şarkılara eşlik edişi, kocaman gülüşü, kıkırdadığında ortaya çıkan iki küçük incisi, sevindiğinde hemen ellerini çırpışı ve daha bir sürü küçük ve kocaman detayla o da benim, bizim ya, ben çok şanslıyım...
4. Sürekli plan yapıyorum. Sürekli liste yapıyorum. Haftalık yemek listesi, iç işler listesi, dış işler listesi, alış-veriş listesi, okuma listesi, gidilecek gezilecek yerler listesi,vesaire...
5. İyileşmeye çalışıyorum. Yaklaşık 15 gündür sinüzit mi desem farenjit mi desem bir şey süründürüyor beni. Ama hep ayaktayım ve listelerime ve planlarıma uymak için koşturuyorum.
6. Artık gönül rahatlığıyla kadeh tokuşturabiliyorum. Emzirme bitti dönemi bitti. Artık arada sırada kötü beslenme hakkımı kullanabilirim :-)
7. Bir arkadaşımın yeni evi için 'mimarlık' yapıyorum. Çizmeyi ve planlamayı özlemişim ama öyle az ki zamanım, tadını çıkaramıyorum.
8. Ev içinde hala yeni düzenlemeler için kafa yoruyorum. Eylül geldi, 'Eve Dönüş!' temalı hareketler arttı haliyle...
9. Üzülüyorum. Çözümsüz anlaşmazlıklara çok üzülüyorum.
10. E haliyle yoruluyorum... Ama çok da takmıyorum bu yorgunlukları kafama...

13 Eylül 2009

anka kuşu muyum neyim...

Havalardandır di mi? Yani öyle bir batma bir çıkma durumundayım ki sormayın. Kızım delirtti beni. O da havalardan etkilenmiştir di mi? Yarın okul açılıyor ve dün gece kulak ağrısı başladı. Yok hastalık geçer, onu dert edecek değilim de zor çocuk ya, hastalanınca çok zor çocuk oluyor, o fena... Hayır Eylül'ü gerçekten çok seviyorum da, çocuklarla... Ne bileyim işte. Hemen hastalanıveriyorlar ya. Çok yorgunum galiba. Çocuk ama işte, bi dünya derdim varmış gibi çöküyorum her akşam. Her sabah anka kuşu hesabı, yine yeniden...
Çok yorgunum...

5 Eylül 2009

siz çok başkasınız . . .

Bahadır Baruter'in - ki bilen bilir LOMBAK'tır kendisi, benim şahsen aklıma sadece çeşitli ebatlarda çizdiği popolar gelir. - NTV Kitapları'nın son dönemde yayınladığı klasik romanların çizgi uyarlamaları hakkındaki görüşü şöyleymiş efenim:
'Kitapların çizerleri vasat, uyarlamaları yavan, eser seçimleri popülist, yayıncıları birikimsiz, okurları günübirlik.'
Machbet'i okudum. Dava'yı okuyorum şu anda. Günübirlik bir okuyucu olarak bu 'popülist' seçimleri için NTV'yi kutluyorum...
Bir de şu 'Ben asla çok satanları okumam!' cılar vardır ki bu vesile ile onları da burada anmak isterim.
Siz gerçekten çok başkasınız...

1 Eylül 2009

eylül'ü seviyorum...

Yazmışmıydım daha önce...
Ben Eylül'ü çok seviyorum. Her ne kadar yaza doymadıysam da, genelde de doyamasam da, kışı sevmesem de eylül başka işte...
Geldi işte...

E yazmışım işte...