10 Kasım 2008

benim neyim eksik. ben de yazacağım . . .

Can Dündar filmi için demiş ki:
'Gerçekten zamanı değildi. Çünkü çok geç kalındı. 70 yıl kadar! Konjonktür meselesine gelince, beklersek emin olalım ki, hiçbir zaman konjonktür uygun olmayacak, Türkiye hep geçiş döneminde olacak, Türkiye’nin dört bir yanı hep düşmanlarla kuşatılmış olacak...'
Ama daha önce de, Atatürk filmi görse, tepkisinin ne olacağı üzerine şöyle bir yorumu da var aynı ropörtajda:
'Armstrong’un "Bozkurt"u Atatürk’ün sağlığında yazılmış tek biyografi. Aynı zamanda Atatürk aleyhine yazılmış en ağır kitaplardan biri. İngiltere’de kıyametleri koparıyor. Atatürk merak ediyor ve getirtiyor kitabı, sofrada açtırıyor ve "Okuyun bakalım!" diyor. Okumaya başlıyorlar, "Daha?" diyor, "Paşam buraları okumasak" diyorlar, "Okuyun" diyor, "Ama paşam" diyorlar, "Ne demiş?" diyor, "Hayvan mı demiş?", "Yok efendim, öyle değil de", "Ne demişse okuyun" diyor, okuyorlar. "Eğlenceli bir kitap" diyor; "Yaşadıklarımızı eksik bile yazmış. Ben tamamlayayım da kitaba eklensin. Memleket de okusun. Hükümet kitabın yurda sokulmasını yasaklamakla hataya düşmüş." Böyle hoşgörülü bir Atatürk’ten siz sansürcü, ceberrut bir portre yaratmışsınız ve bize onu yutturmaya çalışıyorsunuz. Ben o Atatürk’ü benim liderim saymıyorum. Ben kendi tanıdığım lideri anlatmaya çalışıyorum.' (lütfen tekrar okuyunuz...)
Mustafa filmini henüz görmedim. 'Görmeyeceğim!' ya da 'Göreceğim ve öyle ağır eleştriler döşeyeceğim ki...' gibi bir yaklaşımım yok açıkçası. Fırsatım olursa izleyeceğim mutlaka.
Ama kafama takılan konu, Can Dündar'ın hangi okullarda okuduğu, nasıl bir eğitim sürecinden geçtiği ve kafasında bu belgeselden önce nasıl bir Atatürk imajı olduğudur. Yani Atatürk konusunda bunca belgesel çekmiş bir belgeselci hala kafasındaki Atatürk imajıyla barışamadıysa ve bu filmi savunurken böyle bir iddia ile ortaya çıkıyorsa, bir yerlerde yanlış birşeyler yok mu sizce de?
Ben ilkokulu mahalle mektebinde, orta ve liseyi anadolu lisesi'nde, üniversiteyi yine bir devlet üniversitesinde okudum ve yüksek lisansımı bir vakıf üniversitesinde yaptım ve eğitim hayatım boyunca kafamda hiçbir zaman Can Dündar'ın bahsettiği 'sansürcü ve ceberrut portre' oluşmadı. Hatta daha üniversite yıllarımda bahsi geçen Bozkurt kitabını okuduğumda dahi kafamdaki imaj değişime uğramadı.
Atatürk'e, çağının önünde ve üstünde değerlendirme ve yaklaşımlarına, entellektüelliğine (lütfen bu linki mutlaka okuyunuz.), araştırmacılığına, çalışkanlığına, çabalarına, iktidarın beslediği egoya karşı durabilişine, disiplinine, devrimciliğine nasıl bir hayranlık beslediğimi ifade etmem çok güç.
İster kalıplaşmış şiirlerle anılsın, ister diktatör denilsin, ister içtiği yudumlar sayılsın, ister bazı kadınların kalplerini kırmış, bazılarının aşkıyla yanıp tutuşmuş olsun, değişmeyen tek şey bugün nerede durduğumuzdur ve bunun Atatürk'ün eseri olduğunu görmemezlikten gelmek en büyük aymazlıktır. Cumhuriyet'in 2.'si 1.'si ne demek nasıl hala anlayamadıysam tüm bu gürültüye de öylesine anlamsız gözlerle bakıyorum.
Kafasındaki Atatürk imajından rahatsız olan herkesin de, aslında farklı hesaplar peşinde olduğunu düşünmekten kendimi alamıyorum...

3 yorum:

Ozgur dedi ki...

bugünlerde Atatürk'ü yeniden yorumlamak moda oldu. herkes kendine göre çekiştiriyor.

evet Atatürk bir insan, ama yeryüzünün gelmiş geçmiş en büyük liderlerinden biri. bu kadar basit.

onu anlamak kolay olmayabilir; ama eserini ve hala yürümekte olduğu yolu anlamak bu kadar zor olmamalı.

Geveze Kalem dedi ki...

Son dönemlerde okuduğum en iyi "Mustafa(!)" yazısı olmuş.
Ama şu okul meselelerini anlamadım, yani o da liseyi Ankara Atatürk lisesi'nde, üniversiteyi Ankara Siyasal'da, yüksek lisans ve doktorasını da ODTÜ'de yapmış. Bir tek Londra'da bir okulda okumuş farklı olarak. Onun okuduğu okullarda da farklı bir Atatürk portresi çizilmemiştir ki...

sibel dedi ki...

iste benim de anlayamadigim nokta bu zaten. devlet okullarinda (en azindan son zamanlara dek) okutulan Ataturk imajiyla barismaya calismak ne ola ki...hee dese ki 'Ataturk'un etten kemikten biri oldugunu anladim.' 'ya ne sanmistin?' derim ama yine de elstiremem, nalyisla karislayabilirim. ama 'imaji kotuydu, ben o imaji kabullenemedim. o imajin benim liderim olmadigini farkettim ve bu filmi yaptim.' demek...ne bileyim roportajdan da anlasiliyor zaten. kafasi feci karisik...
ozgur'un soyledigi en dogrusu. 'Ataturk'u yeniden yorumlama modasi' bu...