Ben sınıflandırma takıntılıyım. (Takıntılarımla her geçen gün daha çok barıştığım için artık rahatlıkla yazabiliyorum. Nasıl oluyor bu barış? Tabii ki gündelik hayatın dayatmalarıyla onlardan silkelenmeye başladığım ya da onları süresiz ertelediğim için.) İşte bu sınıflandırma konusu hayatımı hard/soft kopya dosyalara, çekmecelere falan bölmüştür benim. Çalıştığım işyerlerinden ayrıldığımda arkamdan dualar okunur, kulaklarım memnuniyetle çınlatılır. Kitaplar yazarlarına göre, müzik cd’leri türüne göre, seyahat kıvırı zıvırı ülkelere ve şehirlere göre ayrılmalıdır kanımca :)Bu blog hadisesi hayatlarımıza girdiğinde de elimdeki bir sürü yazılı, çizili şeyi sınıflandırarak bir sürü blog sahibi oldum. Grafik düzenlemelerle sunum haline getirdiğim projelerim, sanat yönetimi yüksek lisansım sırasında keyifle araştırıp yazdıklarım, seyahat notlarım, peşinde koştuğum ‘temalı parklar’ konusunda gündem oluşturmaya yönelik derlediğim bilgiler, kızımın ve dolayısıyla bizim hayatımızın güncesi falan hep farklı farklı bloglarda okuyucudan gizli depolanmaya başladılar. Ama sanırım yavaş yavaş baymadan buraya alacağım onları da. Dedim ya gündelik hayatın dayatmaları insanı takıntılarından silklenmek zorunda bırakıyor.
Yani pek yakında burada :-D

0 yorum:
Yorum Gönder