Yine İznik’e kaçtık. Bu defa Özgür’ü Hollanda’ya yolcu edip, kızım ve annemle. Yine bahçenin, dalından meyve yemenin, gölün, yeme-içmenin, köy komşuculuğunun, öğlen okumasının ve ardından uykuya yenik düşmesinin, öğleden sonra scrabble’ının keyfine vardık. Bu defa bana soğuk ikindi birası yoktu ama olsundu :-)Kızım çok eğlendi bu defa. Yaşıtı 1-2 arkadaşla bütün elektriğini bahçe toprağına ve gölün sularına bıraktı.
Bir nevi kızlar yurdu tadı vardı bu defa İznik aile evimizde... Aslında Özgür’ün anne ve babasının evi ama kapısı herkese açıktır ve yazın oldukça kalabalık olur. En genç kızım ve en yaşlı Özgür’ün babaannesiyle, 5’den 85’e 6 dişiydik evde. Komşu ziyaretleriyle kontenjan arttı ve her yaştan, her eğitimden ve her kesimden kadınlar konuştu, konuşuldu. Konular yemek tariflerinden, meyve-sebze yetiştiriciliğine, siyasi gelişmelerden çocuk yetiştirmeye, eğitimden sağlığa çeşitlendi durdu. 60’lı yaşlarındaki huysuz eşler çekiştirilip, erkeklerin bir nevi tornadan çıktığı kanaatiyle gülüşüldü. 106 yaşındaki komşu teyzenin ona buna laf atarak sürdüğü hamak keyfi, 90’larındaki komşu teyzenin bakım derdi en çok konuşulanlardı.

2 yorum:
işte bunları çok özleyeceğim ben, ama olsun herşeyin tadı ayrı. nasıl gidiyor hamişlik Sibelcim?
öpüyorum
yok yok ozleme...sen cok keyifli kesiflerdesin simdi.bunlar hep buralarda ayni seni bekliyor olacaklar...hamislik iyi.cok ayirdinda degilim ama hala.birinin pesinden kosarken yeni gelenin farkina varamiyormus insan :)
Yorum Gönder