Çalışkanım bu akşam. Takip etmeye çalıştığım sayılı blogu ziyaret edip, yorumlar bırakmaya çalıştım. Daha blog yeni icad olduğunda tutmaya başladığım ama sonra sonra kısa kısa notlar ve fotoğraf düzenlemeleri ile sadece boş bırakmamaya çalıştığım kızımın bloguna birşeyler karaladım. Kızımın ultrasonda kardeşi ile tanışmasını, karnımda büyüyen yeni heyecanın erkek olduğunu öğrendiğimizi biryerlere not düşmeliydim elbette.
Bu kadar önemli ve heyecanlı deneyimler değilse de bazı şeyler unutuluyor çünkü ve biryerlerde birşeyleri bizlere hatırlatacak kısacık da olsa cümleler olması isabet oluyor.
(Babam kızımın incilerini topluyordu bir defterde. Annem geçen gün bir tanesini hatırlattı, o günlere dönüverdim. 3 yaşında bir çocuğun sevgiyi ifade ediş biçimi için bulunmaz ve iç titreten bir örnektir. ‘Anne seni öyle çok seviyorum ki git git bitmiyor!’)
30 yaşımda, kızım ilk doğduğunda anneme sorduğum sorular bazen yanıtsız kaldığında ‘Nasıl unutursun?’ diyordum 30 yıl öncesinin detayları için. Sonra sonra nasıl da kolay zamana yenik düştüklerini gördüm. Saklanacak öyle çok bilgi, anı, duygu, vb. var ki…Hepsi ayrı yerlerde de depolansalar, beynimizin sadece belirli bir yüzdesini de kullanıyor olsak, olmuyor işte. Doğru olan da bu belki sonuçta. Bir elekten geçirmek, saklanacakları ayıklamak ve yeni kayıtlara yer açmak gerekiyor.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

5 yorum:
en iyisi babanın not alması işte, akılda tutmaya gerek kalmadan, orada yeteri kadar boş yer koruyarak, eskiye dönüp dönüp gülümsemek...
Tarih 27 Temmuz 2005
Bir sabah kahvaltısı, soruyorum.
"Prensesim yumurta istermisin"
cevap; "ben karışmam,akşam annem gelince ona sor"
Canım yavrum, senin kızın bize çok güzel mutluluklar yaşattı.
başlı başına bir post imiş bu nur teyzecim:-)
git git bitmiyor haa, çok yaratıcı cevap bu cevabı izninizle derslerimde kullanmak istiyorum kaynakça göstererek elbette:)
butterfly,
kizimin incileri de git git bitmez.
firsat buldukca burada da yazayim da kaynaga kaynak katayim o zaman :)
Yorum Gönder